Haberler

Ana Sayfa > Haberler > Notre Dame’ın Aydınlatma Ustası Yazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et
Notre Dame’ın Aydınlatma Ustası
Tarih: 25 Aralık 2007

Notre Dame Katedrali, Kaynak: New York Times

Paris Belediye Başkanı geçtiğimiz hafta yeniden aydınlatılan Notre Dame Katedrali’nin açılışını gerçekleştirdi. Katedralde öncelikle göze çarpan sarı taş duvarlar ve gotik mimarinin gösterişiydi. Fakat açılışta asıl dikkatleri çeken katedralin aydınlatma tasarımını gerçekleştiren François Jousse idi.

Alanında uzmanlaşmış bir mühendis olan Jousse, Paris’deki aydınlatmaların teknik kontrollerini de yürütüyor. Jousse, kentteki 300 anıtın aydınlatılmasından da sorumlu.

Yeni tasarımının fotoğraflarını gösteren Jousse; “Yaptığım iş çok karmaşık ama bunu yapmayı seviyorum” diyor.
Jousse 1981 yılından beri Paris’in ışıklandırılması ile ilgileniyor. Mühendislik eğitimi alan Jousse, kentin aydınlatma çalışmalarının başına geçmeden önce, belediyede 18 yıl boyunca çöp toplayıcılarının denetlenmesinden yaya yollarının genişlemesine kadar birçok konuyla ilgili çalışmalar yapmış.

Paris 18. yy’ın sonlarına doğru entellektüel ve bilimsel aktivitelerin başkenti olmasıyla ünlenmiş ve hala bu ününü devam ettiriyor. 1981’den önce Paris’teki tarihi anıtların aydınlatılmasına dair herhangi bir çalışma yapılmamıştı. Jousse göreve geldikten sonra anıtların ve kentin aydınlatılması ile ilgili bir dizi çalışma gerçekleştirmiş.

Aynı zamanda amatör bir fotoğrafçı olan Jousse, diğer kentlere de aydınlatma konusunda danışmanlık vermiş ve araştırmalarında yardımcı olmuş.

“Az aslında çoktur” prensibi ile hareket eden Jousse, tasarımcılardan öncelikle istenen etkinin yaratılması konusunda bilgi alıyor. Bu bilgilendirmenin ardından tasarımcılar kentin ihtiyacı olan aydınlatma tasarımını yapıyorlar.

Jousse, kurduğu laboratuvarda dekoratif aydınlatma konusunda çalışmalar yapmış olan 30 kişi ile birlikte yeni teknikler ve tasarımlar ile ilgili araştırmalar yapıyor. Bugün, Paris’in aydınlatılması için günde 300.000 Dolar harcanıyor.

25 yıldan fazla süredir tasarımcı ve Paris’in aydınlatmasından sorumlu olan Jousse bir mühendisten çok bir tarihçiyi andırıyor. Jousse’nin en dikkat çeken çalışması ise insanların gözüne batmayacak şekilde zarif bir şekilde aydınlatılmış olan tarihi binalar. Jousse çalışmalarını; “Bu binalarda teknolojinin nimetlerinden faydalandık. Benim felsefem insanlara bir şeyler anlatabilmek” sözleriyle tanımlıyor.

Aydınlatma tasarımında binaların tarihi ve mimari özellikleri ile birliktr konum ve işlevlerini de dikkate aldığını belirten Jousse, toplanan verilerin zaman zaman oldukça ilginç olduğunu da ekliyor.

Katedralin, açık kırmızı renk boyalı taştan yapılmış eski yangın holünün duvarlarına sarı ışık demetleri nüfuz ediyor. 19. yy’da çalışma odası olarak kullanılan cephesi dar bir sokağa bakan sade duvarda burada birilerinin yaşadığı izlenimi veren 6 adet perdeli pencere bulunuyor. Modern ve yalın bir tasarımı olan ve taraftarların sık sık tartıştığı Parc des Princes Stadyumu’nda bulunan beton kabartmalar spotlarla ışıklandırılarak demir parmaklıklı bir hapisane görünümü verilmiş.

Jousse; “Güvenlik için yapılan aydınlatma oldukça istenen bir şey. Bunu kabul edebiliyorum ama bütün dünyayı bir hapisaneye çevirmeye niyetim yok. Güvenlik amaçlı yaptığım aydınlatma tasarımları aynı zamanda insanlar üzerinde iyi etkiler bırakmalı.”diyor.

Jousse, Parc des Princes projesindeki çözümden oldukça memnun kalındığını neşeyle anlatıyor ve şakayla karışık olarak Notre Dame projesinin aydınlatmasında kullandıkları çözümleri de anlatıyor.

İdari, finansal ve Fransa Hükümeti ile Katolik Başpiskoposluğu arasındaki problemler nedeniyle proje 15 yıldır tamamlanamamış. Bunun yanında tasarımcılar ve başpiskopos arasında da çeşitli tartışmalar yaşanmış.

Orjinal aydınlatma tasarımında binanın batı cephesinde devam eden ışık dalgaları bulunuyor ve bu bir zaman tüneli izlenimi veriyor. Jousse, Kültür Bakanlığı’nın mantıklı bir açıklama yapmadan bu fikri reddettiğini söylüyor. Tasarımcılar, katedralin en ilgi çekici yanı olan renkli ve gül desenli camın içeriden aydınlatılarak binanın ihtişamını geceleri de görünür kılmak istediler. Fakat din adamları bu fikrin dine saygısızlık olacağını ileri sürerek bu fikri veto ettiler.

Jousse “Biz İsa’yı Meryem’in sol kolu yerine sağ kolunda görmek istedik ama bu kafirlik olarak görüldü” diyor. Bu problem için eğlenceli bir çözüm ürettiklerini ekledi. Bunun için aynı camın kopyasını diş yüzeye de aynen taktıklarını belirtti.

Bu yıl tamamlanan tasarımın beklenmeyen bir şekilde oldukça zarif olduğu görülüyor. Katedralin 3 duvarı aydınlatılmış, dördüncü duvarı ise karanlıkta bırakılmış. Spot aydınlatma elemanları ve düzinelerce tekil aydınlatma elemanı 4 cephedeki özel noktalara yerleştirilmiş. Bu noktalar, 3 adet kemerli kapı, Gallery of Kings, Meryem ve meleklerinin yanındaki şamdanlar, parapetler, kuleler ve görkemli olukları.

“İnsanlar bu yapıya baktıklarında bu güzelliği neyin sağladığını bilmeden onu güzel bulmalılar. Bu proje bu binayı güzelleştirmek için uygulandı ve başarılı oldu.”

Jousse projenin emekliliğinden önce bitmesini istemiş. Önümüzdeki Mart ayında emekli olacak olan Jousse, kentin kalbinde bulunan Notre Dame Katedrali’nin aydınlatma projesini de çalışmaları arasına kattığı için oldukça mutlu.
Takvim
<<Mart 2010>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31