Söyleşi

Ana Sayfa > Söyleşi > 2008 > Medeni Kahraman Yazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et
"Bir Anahtar İstediğiniz Zaman, İstediğiniz İşi Yapar"



Gökçe Aras: Berker markasının ve ürünlerinin Türkiye’ye gelişinden bahsedebilir misiniz?

Medeni Kahraman: 1980’li yıllardan beri Türkiye’de bulunan Avrupa kökenli bir firma olan Berker, özel ürünleriyle üst segmente hitap eden ilk firmalardan bir tanesi. Bugünlerde anahtar ve prizlerde bir Italyan rüzgarı var. Ama bundan daha da öncesinde Berker Türkiye’ye gelmişti. Berker, Türkiye’ye gelirken distribütörlük üzerinden satış ağını kurmuş ve bu anlamda çok ciddi referans projelerde yer almış. Berker, Türkiye’nin inşaat sektöründeki gelişmelerini inceledikten sonra gelecekte yapılacak projeler, nüfus potansiyeli ve beraberinde gelen ekonomideki gelişmelere bağlı olarak yatırım yapma kararı aldı. Böylece Berker 2008 yılının başında, gerçek anlamda aktif olarak Türkiye pazarına girdi.

GA: Berker Türkiye’nin önümüzdeki günlerdeki hedeflerinden bahsedebilir misiniz?

MK: Berker, anahtar priz ve akıllı bina otomasyonları üzerine profesyonelleşmiş bir firma ve her iki kulvarda da çok üst bir segmente hitap ediyor. Berker her zaman kendi pazarında ilkleri yaşatmıştır. Almanya ve Avusturya gibi Avrupa’daki herhangi bir ülkeyi incelediğimizde Berker’in bu sektörde çok ciddi bir aktör olduğunu görüyoruz. Tabi Türkiye’deki hedefimiz de gerek anahtar priz gerekse akıllı ev ve bina otomasyon sistemlerinde sektörün önemli aktörlerinden birisi haline gelmek. Bu anlamda yaptığımız atılımlar, oluşturduğumuz kurumsal duruş ve satış ağı da tamamen bu hedefe yönelik. Dolayısıyla Berker’in gelecekteki hedefi pazarda gerek tasarım gerekse de ürün gamı anlamında yaptığı işin liderliğini üstlenmek.

GA: Yaklaşık 90 yıllık bir marka olan Berker’in Türkiye ve dünyadaki marka bilinirliliğini değerlendirmeniz mümkün mü?

MK: Berker’in dünya çapındaki bilinirliği Türkiye’dekinden daha çoktur. Türkiye’de ise henüz istediğimiz seviyede değil. Berker’in Avrupa’da marka bilinilirliği çok iyi bir şekilde oturmuş ve birçok referansı var. Ama Türkiye’de daha önce faaliyetlerini distribütörler üzerinden yürüttüğü için marka bilinirliği mimar ve profesyonel kesimde çok iyi. Ama elektrik mühendislerine gittiğimizde istediğimiz şekilde bir marka bilincinin henüz oturmadığını görüyoruz. Bizim görevimiz aynı zamanda bu marka bilincini de oturtmak.

GA: Berker’in üretim stratejisinden bahsedebilir misiniz?

MK: Berker 1919 yılından itibaren hem üretimini, hem Ar - Ge’sini, hem de tasarımını kendi bünyesinde yaparak ürünlerini ve sistemlerini pazara sunar. Berker yaptığı bütün işleri kendi Ar - Ge grubu içerisinde, doğrudan kendi tasarımcıları, kendi iç oluşumları ve iç dinamikleri içerisinde ve Uzak Doğu’ya gitmeden kendi entegre tesislerinde üretiyor.

GA: Berker, Türkiye’de üretim anlamında bir yatırım yapmayı düşünüyor mu?

MK: Bu anlamda çeşitli araştırmalar yapıyoruz. Böyle bir yatırım olursa artısı eksisi ne olur, pazarın gidişatıyla Berker’in konumu yeterince uyar mı, bütün bunlar için fizibilite çalışmalarımız devam ediyor. Berker üst segment bir ürün, dolayısıyla bu şekilde bir proje potansiyelinin de olması gerekiyor. Muhtemelen bir ya da iki sene içerisinde bu yatırımla ilgili bir karar vereceğiz.

GA: Berker’in tasarım ve teknoloji anlamındaki ilklerinden bahsedebilir misiniz?

MK: Bauhaus konseptine hitap eden dönmeli anahtarlar vardır. Bu nostaljik ürünü hiçbir yerde bulma şansınız yoktur. Akıllı bina sistemlerinde Svarowski kristalinin içerisine yerleştirilmiş anahtarlar var. Berker konsepti içerisinde bu tip, patentli özel tasarımlar bulma şansınız var.

Berker’in teknolojik anlamda yaptığı ilklerden bir tanesi dokunmatik sensörler üzerine akıllı bina konseptini oturtması. Berker’in teknoloji ve tasarımı buluşturduğu bu kendine has buluşu dünyada da çok ilgi görmekte. Bu sistemle bir cam üzerindeki herhangi bir noktaya dokunduğunuzda herhangi bir sistemi, anahtarı, aydınlatmayı, perdeyi, panjuru, müziği kontrol etme şansına sahip oluyorsunuz.

GA: Akıllı ev ve bina otomasyon sistemlerinin Türkiye’deki bilinirliliği ve kullanım yaygınlığı nedir?

MK: Teknoloji artık o kadar hızlı ilerliyor ki yeni kuşak bilgisayar ve elektronikle iç içe büyüyor. Bu insanlar ev sahibi olduklarında da evlerinde bizim bildiğimiz mekanik açma kapama yapan anahtar yerine dijital, birçok fonksiyonu barındıran, konforu beraberinde getiren, kumandayla ya da bilgisayarla kontrol edilebilen sistemleri talep ediyorlar. Bu artık kaçınılmaz bir gidişat. Cep telefonundaki yayılma ve kullanım kolaylığı ne ise insanların hem enerji tasarrufu hem de konfora yönelik bir arayış içerisinde olmaları nedeniyle akıllı ev sisteminde de aynı şekilde bir kullanım yaygınlığı olacaktır. Dolayısıyla akıllı bina teknolojileri geleceğe yönelik bir pazar. İnsanlar bu sistemleri tanıdıkça bu pazar kendiliğinden gelişecek. Dolayısıyla ileriye baktığımızda eğrinin yönünün tamamen yukarı doğru olduğunu görüyoruz. Çok uzak değil 10 sene içerisinde mekanik anahtar üreten birçok firmanın elektroniğe tamamen geçeceğini düşünüyorum. Ülkemizde özellikle son dönemlerde bu konuda çok ciddi bir bilinçlenme var. Fuarlarda bu tür ürünleri sergilediğimizde insanların bu cihazların yaşattığı konforu ve enerji tasarrufunu gördüklerinde bu ürünlere sahip olmak istediklerini görüyoruz.

GA: Bu sistemleri interaktif olarak kontrol etmek de mümkün sanıyorum.

MK: Bizim internetten kontrol edilebilen özel ürünlerimiz var. İnternette kontrol ederken aynı zamanda simülasyon da yapıyoruz yani görsellik kazandırıyoruz. Bilgisayar size sadece lambanın açık ya da kapalı olduğu bilgisini vermiyor, aynı zamanda evinizin projesini görselleştirerek görmenizi de sağlıyor. Siz lambayı kapattığınızda bunu görsel anlamda da görmüş oluyorsunuz. Aynı zamanda kameradan izleme şansınız da var. Her iki şekilde de size bilgi verme şansımız var. Bu anlamda sadece Berker tarafından patenti alınmış çok özel ürünlerimiz mevcut.

GA: Türkiye’de referans verebileceğiniz projeler var mı?

MK: Referans projelerimiz arasında Swiss Otel, Çırağan Oteli ve Divan Oteli’ni sayabiliriz. Bunun yanında birçok villa ve markalı proje de referanslarımız arasında. Şu anda da daha çok müstakil villa projeleriyle uğraşıyoruz.

GA: Türkiye’de genellikle hangi tip binalarda Berker markası tercih ediliyor?

MK: Öncelikle rezidans tarzı konutlar ve lüks villalar olmak üzere ofislerde, hastanelerde, iş merkezlerinde ve otellerde tercih ediliyoruz.

GA: Dünyaca tanınmış bir marka olmanın avantajlarını yaşıyor musunuz?

MK: Berker dediğimiz zaman inanılmaz bir şekilde kapılar açılıyor. Profesyoneller Berker’i çok iyi biliyorlar. “Berker’i biliyoruz, kalitesinden bahsetmemize gerek yok” diyorlar. Yani diyalog 5 kademeliyse 3. kademeden başlıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir kolaylık. Biz artık oturup, Berker’in kalitesini anlatmak için çaba sarfetmiyoruz. Müşteriyle konsept üzerine daha çok konuşma fırsatımız oluyor.

GA: Berker Türkiye olarak Berker’in temsilcisinin bulunmadığı çevre ülkeleri de kapsamayı düşünüyo musunuz?

MK: Şu anda Türkiye’deki oluşumumuzu yaptık. Satış ve bizim için çok önemli olan teknik servis yapılanmamızı tamamladık. Türkiye’deki oluşumun ardından çevre ülkelere yönelik çeşitli çalışmalara özellikle Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerde başlayacağız. Şu anda bu ülkelerden önümüze gelen önemli projeler de var. Bir şekilde oradaki pazara da yöneleceğiz.

GA: Türk kullanıcısının tercih ettiği sistemler ya da ürünlerin genel özellikleri nelerdir?

MK: Türk kullanıcısı genellikle daha kolay kullanılabilen ürünleri tercih ediyor. Türk kullanıcısı için görsellik, tasarım ve kolay kullanım ön planda. Bunu akıllı bina sistemlerinde de görme şansımız var. Bir düğmeye basınca her şey olsun istiyorlar. Yani evden çıkarken tek düğmeye basayım, elektriğim, suyum, doğalgazım, lambalarım, perdem, panjurum, müziğim kapansın istiyorlar. Biz de müşterilerimizin işlerini kolaylaştırabilecek şekilde mühendislik çalışmaları yapıyoruz. Bu isteklerin hepsini aynı anda tek bir düğmeyle yapabilecek ve basit ama çok fonksiyon içeren konfor şartlarını oluşturuyoruz.

GA: O zaman kullanıcıya göre var olan bir ürününüzde değişiklik yapabiliyorsunuz.

MK: Rahatlıkla. Akıllı bina sisteminde esnekliklerinin referansı budur. Bir anahtar istediğiniz zaman, istediğiniz işi yapar.

GA: Teknik servisinizden bahsedebilir misiniz?

MK: Teknik servis özellikle Berker konsepti için çok önemli. Bayilik ağımızı oluştururken teknik departman kurma şartı da koyduk. Bizim tüm bayilerimizde teknik departman vardır. Teknik departmanda çalışan arkadaşlarımız kesinlikle eğitimlerden geçmişlerdir. Ve yeterlilik sertifikasını aldıktan sonra bizim cihazlarımızla ilgili sisteme müdahale etme ya da kurma yetkinliği kazanmışlardır. Biz sadece 3 ayımızı teknik eğitimlerle geçirdik. Yani Berker’i kurmadan önce her şey bittiğinde dahi satış yapmıyorduk. Çünkü henüz teknik servisimiz hazır değildi. Dolayısıyla biz teknik servisimizi kurduktan sonra satışlarımıza başladık. Bu anlamda şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim: bizim sektörümüzdeki en güçlü teknik servis Berker’de bulunmaktadır. Teknik servis derken mühendis bulundurma, herhangi bir problem çıktığında en kısa zamanda müdahale etme, yedek parça bulundurma, hızlı bir şekilde müşteriye dönmekten bahsediyoruz. Müşterinin bir şekilde eğer bir teknik servise ihtiyacı varsa 6 saat içerisinde müşteriye dönmek zorundayız. Bu bizim için bir kuraldır. 6 saat içerisinde müşterinin evine giderek, istedikleri değişiklikleri veya eklemeleri ne ise yapmak zorundayız.

GA: Projelere hangi aşamada dahil oluyorsunuz?

MK: Eğer akıllı bina sistemiyse biz de proje aşamasından itibaren müdahiliz. Yani biz elektrik projesini çiziyoruz. Müşterimiz de bizim çizdiğimiz projeye göre elektrik tesisatını yaptırıyor. Biz de en son montaj aşamasında cihazlarımızı monte ediyoruz. Ama iş anahtar priz ise daha çok boya aşamasında biz projeye dahil oluyoruz. O zaman daha öncesinde bizim yapacağımız herhangi bir iş yok.

GA: Berker’in Avrupa’daki ve Türkiye’deki pazar payı nedir?

MK: Avrupa’da ciddi bir pazar payı oranı var. Berker Avrupa’da anahtar anlamında ilk 3 firmadan bir tanesi ve %34-35 civarında bir pazar payı var. Berker Avusturya, Polonya ve Hollanda’da pazar lideri, Türkiye’deki pazar payı hakkında ise herhangi bir rakam vermek şu anda çok zor.

GA: Türkiye’de ve yurt dışında katıldığınız fuarlar nelerdir?

MK: Berker uluslararası birçok fuara katılıyor. Özellikle sektörün en önemli fuarı olan Almanya’daki Light and Building Fuarı’ndaki en büyük aktörlerden bir tanesi de Berker’dir. Türkiye’de de önümüzdeki dönemde fuarlara aktif olarak katılmayı düşünüyoruz.

GA: Günümüzde değişen çevresel faktörler de akıllı ev ve bina otomasyonları sistemlerinin kullanımını arttırdı kuşkusuz. Berker’in bu konuyla ilgili varolan çalışmaları ve yatırımları nelerdir?

MK: Bu çok önemli bir soru bizim için. Bugünlerde enerji tasarrufu adı altında yeni bir proje başlattık. Bu proje kapsamında bizim bütün prizlerimiz enerjiyi ölçmüş olacaklar. Yani siz bir cihaz çalıştırıyorsunuz ama bunun ne kadar enerji harcadığını bilmiyorsunuz. Bizim enerjiyi ölçen prizlerimizin harcadığı enerji merkez bir panele bilgi gönderiyor. Böylece bekleme konumunda kalan bir televizyonun ya da bir cihazın ne kadar elektrik tükettiğini görmüş oluyorsunuz. Eğer siz bazı cihazların bekleme konumunda çalışmasını istemiyorsanız ya da lambaların gereksiz yere açık kalmasını istemiyorsanız, bu cihazlar orada bir insan olmadığını algılıyor ve otomatik olarak lambaları kapatıyor. Bu şekilde akıllı bina konsepti içerisinde enerji tasarrufuna yönelik birçok ürünümüz var.

GA: Türkiye’de öncelikle hangi şehirlerde bayilikler vermeyi düşünüyorsunuz?

MK: Türkiye’de İstanbul bizim odaklandığımız bir alan. İstanbul’daki satış ağımızı ve teknik ağımızı netleştirdik. İstanbul’da profesyonel ve bu işi çok iyi yapan mühendislik firmalarıyla işbirliklerine girdik. Bu bahsettiğim mühendislik firmaları zaten bu işi yapan, daha önce bizim rakip diyebilceğimiz firmalarla çalışmış olan firmalardı. Ama tercihlerini Berker’den yana kullanarak, bundan sonra da Berker’le beraber çalışma kararı aldılar.

Ankara, Antalya, İzmir, Bursa, Denizli, Konya gibi diğer illerde ise şu an hemen üs kurmayı düşünüyoruz. Öncelikle buralarda oluşumumuzu gerçekleştirdikten sonra, bunların yan illerine de biraz yayılmayı düşünüyoruz. Ama dikkat ederseniz hep adım adım gidiyoruz. Yani sağlam ve garantili bir şekilde ilerlemek istiyoruz. Müşterileri bir şekilde mağdur etmek istemiyoruz. Berker’le buluşmuş bir müşterinin bir kere memnun olması ve Berker’le ilgili her türlü isteğini karşılaması gerekiyor. Bu bizim için çok önemli. Bizim olduğumuz yerlerde stokta ürün, teknik eleman ve satıcı bulunacak. Müşteri herhangi bir istekte bulunduğu zaman doğrudan ihtiyacını karşılayacak bir platfrom ve iletişim ağı oluşturmayı düşünüyoruz şu anda.

Söyleşi Arşivi
Dönem içindeki gerçekleştirilen söyleşilerin listesi aşağıdadır. Ayrıtılarına ulaşmak istediğiniz söyleşiyi listeden seçiniz